Çocukların zamanı planlamayı öğrenmesi, yalnızca okul görevlerini zamanında tamamlamaları açısından değil, oyun, dinlenme, okul ve kişisel sorumluluklar arasında denge kurabilmeleri açısından da önemlidir. Zaman yönetimi küçük yaşlarda doğrudan saat ve takvim üzerinden öğretilmek zorunda değildir. Öncelikle günlük rutinleri fark etmeleri ve bir işin ardından başka bir işin geldiğini öğrenmeleriyle başlayabilir.
Amaç çocuğun bütün gününü dakikası dakikasına planlamak değil, zaman içerisinde ne zaman ne yapması gerektiğini kendisinin takip edebilmesini sağlamaktır.
Küçük çocuklar için “30 dakika sonra” veya “saat 17.00'de” gibi ifadeler her zaman anlaşılır olmayabilir.
Bunun yerine günlük olaylarla bağlantı kurulabilir:
Çocuk büyüdükçe saat, takvim ve süre kavramları daha ayrıntılı şekilde öğretilebilir.
Çocuğun her gün tamamen farklı bir programla ilerlemesi, zamanını planlamasını zorlaştırabilir.
Örneğin:
Uyanma → hazırlanma → kahvaltı → okul → dinlenme → ödev → oyun → akşam rutini
gibi genel bir düzen oluşturulabilir.
Programın her gün birebir aynı olması gerekmez. Önemli olan çocuğun günün genel akışını öngörebilmesidir.
Henüz saati tam olarak okuyamayan çocuklarda görsel bir günlük program kullanılabilir.
Örneğin:
Okul
Yemek
Ödev
Oyun
Akşam hazırlığı
Uyku
şeklinde basit bir tablo hazırlanabilir.
Çocuk tamamladığı etkinliğin yanına işaret koyabilir veya görseli kaldırabilir.
Bu yöntem çocuğun “Şimdi ne yapacağım?” sorusunun cevabını daha kolay görmesini sağlayabilir.
Çocuğa:
Örneğin:
Zaman yönetimini öğretirken bütün planı ebeveynin yapması yerine çocuğa yaşına uygun seçimler sunulabilir.
Örneğin:
Bu yöntem zaman içerisinde kendi planını oluşturmasına yardımcı olabilir.
Çocuklar bazen zor veya sıkıcı buldukları işleri sürekli erteleyebilir.
Bu durumda:
Örneğin:
Çocuk işe başladıktan sonra devam etmesi daha kolay olabilir.
Ekran kullanımı günlük program içerisinde belirli bir yere oturtulabilir.
Örneğin:
Burada önemli olan ekranı sürekli bir tehdit veya pazarlık aracı hâline getirmemektir. Kurallar önceden belirlenir ve mümkün olduğunca tutarlı uygulanır.
Çocuk büyüdükçe zamanın uzunluğunu anlamasına yardımcı olacak küçük çalışmalar yapılabilir.
Örneğin:
Saat kullanmayı öğrenen çocuklarda takvim, saat veya basit zamanlayıcılar da kullanılabilir.
Ancak amaç çocuğu sürekli saate bakmaya zorlamak değil, zamanın sınırlı bir kaynak olduğunu fark etmesini sağlamaktır.
Başlangıçta ebeveynin hatırlatması normaldir. Ancak çocuk büyüdükçe her adımı yetişkinin söylemesi bağımsız planlama becerisinin gelişmesini zorlaştırabilir.
Örneğin sürekli:
Çocuğun programını yalnızca okul ve sorumluluklarla doldurmak doğru değildir.
Günlük planda;
Çocuğa zaman yönetimini öğretmenin amacı boş zaman bırakmamak değil, farklı ihtiyaçlarını dengeli şekilde planlamayı öğrenmesini sağlamaktır.
Çocuk yaşına uygun bir plan oluşturulmasına rağmen sürekli olarak görevlerini başlatmakta, tamamlamakta veya sıralamakta ciddi güçlük çekiyorsa öğretmeniyle görüşmek faydalı olabilir.
Sorun yalnızca “sorumluluk almıyor” şeklinde değerlendirilmeden, çocuğun görevleri anlamakta veya organize etmekte hangi noktada zorlandığına bakılmalıdır.
Zaman yönetimi, çocuğun bütün gününü yetişkinin planlaması değil; zaman içerisinde kendi işlerini sıralamayı, başlatmayı ve tamamlamayı öğrenmesidir. Bu beceriyi küçük günlük rutinlerle desteklemek, ilerleyen yıllarda okul ve günlük yaşam sorumluluklarını daha bağımsız şekilde yönetmesine yardımcı olabilir.
Amaç çocuğun bütün gününü dakikası dakikasına planlamak değil, zaman içerisinde ne zaman ne yapması gerektiğini kendisinin takip edebilmesini sağlamaktır.
Zaman kavramı nasıl öğretilir?
Küçük çocuklar için “30 dakika sonra” veya “saat 17.00'de” gibi ifadeler her zaman anlaşılır olmayabilir.Bunun yerine günlük olaylarla bağlantı kurulabilir:
“Oyunumuzu bitirdikten sonra yemek yiyeceğiz.”
Bu tür ifadeler çocuğun zamanı günlük rutin üzerinden anlamasına yardımcı olabilir.“Kahvaltıdan sonra hazırlanıp okula gideceğiz.”
Çocuk büyüdükçe saat, takvim ve süre kavramları daha ayrıntılı şekilde öğretilebilir.
Günlük rutin oluşturmak
Çocuğun her gün tamamen farklı bir programla ilerlemesi, zamanını planlamasını zorlaştırabilir.Örneğin:
Uyanma → hazırlanma → kahvaltı → okul → dinlenme → ödev → oyun → akşam rutini
gibi genel bir düzen oluşturulabilir.
Programın her gün birebir aynı olması gerekmez. Önemli olan çocuğun günün genel akışını öngörebilmesidir.
Görsel programlar özellikle küçük çocuklarda işe yarayabilir
Henüz saati tam olarak okuyamayan çocuklarda görsel bir günlük program kullanılabilir.Örneğin:
şeklinde basit bir tablo hazırlanabilir.
Çocuk tamamladığı etkinliğin yanına işaret koyabilir veya görseli kaldırabilir.
Bu yöntem çocuğun “Şimdi ne yapacağım?” sorusunun cevabını daha kolay görmesini sağlayabilir.
Büyük görevleri küçük parçalara bölün
Çocuğa:demek yerine yapılacakları küçük adımlara ayırmak daha kolay olabilir.“Bugün bütün ödevlerini bitir.”
Örneğin:
- Matematik ödevini tamamla.
- Kısa bir mola ver.
- Türkçe ödevine geç.
- Çantayı hazırla.
Çocuğa planlama konusunda söz hakkı verin
Zaman yönetimini öğretirken bütün planı ebeveynin yapması yerine çocuğa yaşına uygun seçimler sunulabilir.Örneğin:
veya:“Ödevini yemekten önce mi sonra mı yapmak istersin?”
Burada temel sorumluluk ortadan kaldırılmaz; çocuk yalnızca işlerin sırasını belirleme konusunda söz sahibi olur.“Önce kitaplarını mı hazırlayacaksın, kıyafetlerini mi?”
Bu yöntem zaman içerisinde kendi planını oluşturmasına yardımcı olabilir.
Ertelemeyi nasıl öğretmeli?
Çocuklar bazen zor veya sıkıcı buldukları işleri sürekli erteleyebilir.Bu durumda:
demek yerine görevi başlatmayı kolaylaştırmak daha faydalı olabilir.“Neden hâlâ yapmadın?”
Örneğin:
şeklinde başlanabilir.“Sadece ilk soruyu birlikte okuyalım, sonra sen devam et.”
Çocuk işe başladıktan sonra devam etmesi daha kolay olabilir.
Ekran ve zaman yönetimi
Ekran kullanımı günlük program içerisinde belirli bir yere oturtulabilir.Örneğin:
gibi önceden belirlenmiş bir sıra kullanılabilir.“Önce ödev, sonra oyun ve ekran zamanı.”
Burada önemli olan ekranı sürekli bir tehdit veya pazarlık aracı hâline getirmemektir. Kurallar önceden belirlenir ve mümkün olduğunca tutarlı uygulanır.
Süre kavramını pratikle öğretmek
Çocuk büyüdükçe zamanın uzunluğunu anlamasına yardımcı olacak küçük çalışmalar yapılabilir.Örneğin:
Ardından süre tamamlandığında:“Bu etkinlik yaklaşık 10 dakika sürecek.”
denebilir.“Bak, yaklaşık 10 dakika geçti.”
Saat kullanmayı öğrenen çocuklarda takvim, saat veya basit zamanlayıcılar da kullanılabilir.
Ancak amaç çocuğu sürekli saate bakmaya zorlamak değil, zamanın sınırlı bir kaynak olduğunu fark etmesini sağlamaktır.
Çocuğun bütün programını ebeveyn yönetmemeli
Başlangıçta ebeveynin hatırlatması normaldir. Ancak çocuk büyüdükçe her adımı yetişkinin söylemesi bağımsız planlama becerisinin gelişmesini zorlaştırabilir.Örneğin sürekli:
“Dersini yap.”
“Çantanı hazırla.”
“Kıyafetlerini çıkar.”
demek yerine görsel veya yazılı bir liste kullanmak ve çocuğun kendisinin takip etmesini sağlamak daha öğretici olabilir.“Kitabını oku.”
Zaman yönetimi ile dinlenme arasında denge
Çocuğun programını yalnızca okul ve sorumluluklarla doldurmak doğru değildir.Günlük planda;
- Serbest oyun,
- Dinlenme,
- Aileyle geçirilen zaman,
- Fiziksel hareket,
- Hobiler
Çocuğa zaman yönetimini öğretmenin amacı boş zaman bırakmamak değil, farklı ihtiyaçlarını dengeli şekilde planlamayı öğrenmesini sağlamaktır.
Zaman yönetiminde sürekli zorlanıyorsa
Çocuk yaşına uygun bir plan oluşturulmasına rağmen sürekli olarak görevlerini başlatmakta, tamamlamakta veya sıralamakta ciddi güçlük çekiyorsa öğretmeniyle görüşmek faydalı olabilir.Sorun yalnızca “sorumluluk almıyor” şeklinde değerlendirilmeden, çocuğun görevleri anlamakta veya organize etmekte hangi noktada zorlandığına bakılmalıdır.
Siz de deneyiminizi paylaşabilirsiniz.
- Çocuğunuza günlük program oluşturuyor musunuz?
- Görsel program veya yapılacaklar listesi kullandınız mı?
- Çocuğunuz zamanı planlamayı öğrenirken en çok hangi konuda zorlandı?
- Ödev ve oyun zamanını nasıl dengeliyorsunuz?
- Çocuğuna zaman yönetimi öğretmeye çalışan diğer ebeveynlere hangi tavsiyelerde bulunursunuz?