Sorumluluk bilinci, çocuğun yalnızca kendisinden istenenleri yapması değil, kendi yapabileceği işleri fark etmesi, başladığı işi tamamlamaya çalışması ve yaptığı davranışların sonuçlarını anlaması anlamına gelir. Bu beceri bir anda kazanılmaz; yaşa ve çocuğun becerilerine uygun küçük görevlerle zaman içerisinde geliştirilebilir.
Amaç çocuğun üzerine çok sayıda görev yüklemek değil, günlük yaşamın doğal bir parçası olarak “Ben de yapabilirim.” duygusunu geliştirmektir.
Çocuğun kendi başına yapabildiği küçük işlerle sorumluluk eğitiminin temelleri erken yaşlardan itibaren atılabilir.
Örneğin küçük bir çocuk;
Çocuktan yapamayacağı kadar karmaşık bir işi istemek, sorumluluk duygusunu geliştirmek yerine başarısızlık hissi oluşturabilir.
Bu nedenle görevler küçük adımlara bölünebilir.
Örneğin:
“Odanı tamamen temizle.”
yerine:
“Önce oyuncaklarını kutusuna koy.”
Ardından çocuk hazır olduğunda kıyafetlerini toplamak veya masasını düzenlemek gibi başka görevler eklenebilir.
Yaşa ve beceriye göre;
Görevin mükemmel yapılması beklenmemeli; çocuğun katılım göstermesi ve zamanla becerisini geliştirmesi daha önemlidir.
Çocuk büyüdükçe sorumluluklarının kapsamı da kademeli olarak artırılabilir.
Örneğin;
Burada ebeveynin bütün işi çocuğun yerine yapması yerine, gerektiğinde hatırlatıcı ve rehber olması daha faydalıdır.
Ebeveynler bazen işi daha hızlı tamamlamak için çocuğun yapabileceği işleri kendileri yapabilir.
Ancak çocuk kendi başına yapabileceği bir işi sürekli olarak yetişkinin yaptığını görürse bağımsızlık kazanması zorlaşabilir.
Çocuk biraz daha fazla zaman harcasa bile yapabileceği işi kendisinin yapmasına fırsat vermek faydalı olabilir.
Örneğin:
Çocuğun yaptığı doğru davranışı fark etmek motivasyonunu destekleyebilir.
Örneğin:
Sadece “Aferin” demek yerine hangi davranışın olumlu olduğunu belirtmek, çocuğun kendi davranışını fark etmesine yardımcı olur.
Ev işlerini sürekli olarak ceza şeklinde kullanmak, çocuğun sorumluluğu olumsuz bir şey olarak görmesine neden olabilir.
Örneğin:
Böylece çocuk sorumluluğu bir ceza olarak değil, günlük yaşamın normal bir parçası olarak öğrenir.
Bir gün çocuğun oyuncaklarını toplaması beklenirken ertesi gün hiçbir şey yapmasına gerek olmadığı söylenirse rutin oluşturmak zorlaşabilir.
Bu nedenle görevler mümkün olduğunca düzenli ve öngörülebilir olmalıdır.
Örneğin:
Oyun biter → oyuncaklar toplanır → başka etkinliğe geçilir.
Bu düzen zaman içerisinde çocuğun hatırlatılmadan sorumluluğunu yerine getirmesine yardımcı olabilir.
Çocuğa sınırlı seçenekler sunmak sorumluluk duygusunu destekleyebilir.
Örneğin:
Çocuğa sorumluluk kazandırmak, onun yaşının üzerinde görevler vermek anlamına gelmez.
Çocuğun;
Sorumlulukların çocuğun bütün gününü dolduracak kadar fazla olması yerine, küçük ama düzenli görevler tercih edilmelidir.
Sorumluluk bilinci, çocuğun bir anda bütün işlerini kendi başına yapmasıyla değil; küçük görevleri tekrar tekrar deneyerek bağımsızlık kazanmasıyla gelişir. Ebeveynin görevi her şeyi yapmak değil, çocuğun yapabileceği şeyleri güvenli ve yaşına uygun şekilde kendisinin yapmasına fırsat vermektir.
Amaç çocuğun üzerine çok sayıda görev yüklemek değil, günlük yaşamın doğal bir parçası olarak “Ben de yapabilirim.” duygusunu geliştirmektir.
Sorumluluk eğitimi ne zaman başlamalı?
Çocuğun kendi başına yapabildiği küçük işlerle sorumluluk eğitiminin temelleri erken yaşlardan itibaren atılabilir.Örneğin küçük bir çocuk;
- Oyuncağını yerine koyabilir.
- Kullandığı eşyayı bir yere bırakabilir.
- Kirli kıyafetini belirlenen yere götürebilir.
- Yemek sonrasında tabağını uygun yere bırakabilir.
Yaşa uygun görevler vermek neden önemli?
Çocuktan yapamayacağı kadar karmaşık bir işi istemek, sorumluluk duygusunu geliştirmek yerine başarısızlık hissi oluşturabilir.Bu nedenle görevler küçük adımlara bölünebilir.
Örneğin:
yerine:
Ardından çocuk hazır olduğunda kıyafetlerini toplamak veya masasını düzenlemek gibi başka görevler eklenebilir.
Küçük çocuklara hangi sorumluluklar verilebilir?
Yaşa ve beceriye göre;- Oyuncaklarını toplamak,
- Kitaplarını yerine koymak,
- Ayakkabılarını belirlenen yere bırakmak,
- Kirli kıyafetlerini sepete koymak,
- Basit şekilde sofra hazırlığına yardımcı olmak
Görevin mükemmel yapılması beklenmemeli; çocuğun katılım göstermesi ve zamanla becerisini geliştirmesi daha önemlidir.
Daha büyük çocuklarda sorumluluklar nasıl artırılabilir?
Çocuk büyüdükçe sorumluluklarının kapsamı da kademeli olarak artırılabilir.Örneğin;
- Okul çantasını hazırlamak,
- Ertesi gün kullanacağı kıyafetleri hazırlamak,
- Odasını düzenlemek,
- Ders çalışma zamanını planlamak,
- Kişisel eşyalarını düzenli tutmak
Burada ebeveynin bütün işi çocuğun yerine yapması yerine, gerektiğinde hatırlatıcı ve rehber olması daha faydalıdır.
Her şeyi çocuğun yerine yapmak doğru mu?
Ebeveynler bazen işi daha hızlı tamamlamak için çocuğun yapabileceği işleri kendileri yapabilir.Ancak çocuk kendi başına yapabileceği bir işi sürekli olarak yetişkinin yaptığını görürse bağımsızlık kazanması zorlaşabilir.
Çocuk biraz daha fazla zaman harcasa bile yapabileceği işi kendisinin yapmasına fırsat vermek faydalı olabilir.
Örneğin:
demek yerine:“Ayakkabını ben giydireyim, daha hızlı olur.”
yaklaşımı tercih edilebilir.“Sen önce dene, takıldığın yerde sana yardım ederim.”
Sorumluluk aldığında fark edin
Çocuğun yaptığı doğru davranışı fark etmek motivasyonunu destekleyebilir.Örneğin:
veya“Çantandaki kitapları kendin hazırlamışsın.”
gibi somut geri bildirimler verilebilir.“Oyunun bitince oyuncaklarını topladığını gördüm.”
Sadece “Aferin” demek yerine hangi davranışın olumlu olduğunu belirtmek, çocuğun kendi davranışını fark etmesine yardımcı olur.
Sorumlulukları ceza hâline getirmeyin
Ev işlerini sürekli olarak ceza şeklinde kullanmak, çocuğun sorumluluğu olumsuz bir şey olarak görmesine neden olabilir.Örneğin:
yerine oyuncak toplamak zaten günlük rutinin bir parçası hâline getirilebilir.“Yaramazlık yaptığın için bütün oyuncaklarını sen toplayacaksın.”
Böylece çocuk sorumluluğu bir ceza olarak değil, günlük yaşamın normal bir parçası olarak öğrenir.
Tutarlılık önemli
Bir gün çocuğun oyuncaklarını toplaması beklenirken ertesi gün hiçbir şey yapmasına gerek olmadığı söylenirse rutin oluşturmak zorlaşabilir.Bu nedenle görevler mümkün olduğunca düzenli ve öngörülebilir olmalıdır.
Örneğin:
Oyun biter → oyuncaklar toplanır → başka etkinliğe geçilir.
Bu düzen zaman içerisinde çocuğun hatırlatılmadan sorumluluğunu yerine getirmesine yardımcı olabilir.
Seçim hakkı vermek işe yarayabilir
Çocuğa sınırlı seçenekler sunmak sorumluluk duygusunu destekleyebilir.Örneğin:
Her iki seçenek de sorumluluğun yerine getirilmesini sağlar; çocuk ise nasıl başlayacağına karar verir.“Önce kitaplarını mı yerine koymak istersin, oyuncaklarını mı?”
Sorumluluk ile aşırı yük arasında denge kurulmalı
Çocuğa sorumluluk kazandırmak, onun yaşının üzerinde görevler vermek anlamına gelmez.Çocuğun;
- Yaşı,
- Fiziksel becerileri,
- Günlük programı,
- Okul ve dinlenme zamanı
Sorumlulukların çocuğun bütün gününü dolduracak kadar fazla olması yerine, küçük ama düzenli görevler tercih edilmelidir.
Siz de deneyiminizi paylaşabilirsiniz.
- Çocuğunuza ilk hangi sorumluluğu verdiniz?
- Oyuncak toplama veya odasını düzenleme gibi görevleri nasıl öğrettiniz?
- Çocuğunuz hangi işleri artık hatırlatmadan yapıyor?
- Sorumluluk kazandırırken en çok hangi konuda zorlandınız?
- Diğer ebeveynlere çocuklara sorumluluk kazandırma konusunda hangi tavsiyelerde bulunursunuz?