Ek gıdaya geçiş başladığında anne ve babaların kafasını karıştıran konulardan biri de “Gün içinde bebeğime kaç öğün vermeliyim?” sorusudur. İlk dönemlerde bebeğin beslenme düzeni yetişkinlerinkinden oldukça farklıdır. Bu nedenle bir anda kahvaltı, öğle ve akşam şeklinde katı bir programa geçmek yerine, bebeğin gelişimine ve mevcut beslenme düzenine uygun şekilde kademeli bir plan oluşturmak daha doğru olur.
Ek gıdaya geçişte amaç yalnızca bebeğin daha fazla yemek yemesini sağlamak değildir. Bebeğin farklı besinlerle tanışması, yeni kıvamları öğrenmesi ve zaman içerisinde düzenli bir beslenme alışkanlığı kazanması da bu sürecin önemli parçalarıdır.
Ek gıdaya yeni başlayan bir bebeğin bir anda çok sayıda öğün tüketmesi beklenmez.
Başlangıçta;
Bebek yeni besinlere alıştıkça farklı besin grupları günlük düzene eklenebilir.
Örneğin zaman içerisinde;
Buradaki amaç tek bir besine ağırlık vermek yerine çeşitliliği zaman içerisinde artırmaktır.
Bebeklerin iştahları her gün aynı olmayabilir. Bir gün daha fazla, başka bir gün daha az yemeleri mümkün olabilir.
Bu nedenle bebeğin;
Bebeği tabağındaki her şeyi bitirmeye zorlamak, yemekle ilgili olumsuz bir deneyim oluşturabilir.
Ek gıdaya yeni başlayan bir bebeğin günlük yaşamını yetişkinler gibi kesin saatlere bölmek gerekmez.
Öğün saatleri;
Zamanla daha öngörülebilir bir düzen oluşmaya başlayabilir.
Her öğünde çok sayıda yeni yiyecek sunmak yerine, yeni besinleri kontrollü şekilde tanıtmak daha faydalı olabilir.
Böylece bebeğin;
Özellikle alerji açısından dikkat edilmesi gereken besinlerde doktorunuzun önerilerine uymanız önemlidir.
Bebeğin yemek istemediği zamanlarda sürekli ısrar etmek yerine kısa bir ara vermek ve daha sonra tekrar denemek daha uygun olabilir.
Ek gıda döneminde amaç “ne pahasına olursa olsun tabağı bitirmek” değildir. Bebeğin yemeğe karşı olumlu bir yaklaşım geliştirmesi de önemlidir.
Bebeğiniz;
Özellikle bebeğin günlük beslenmesinin yeterli olup olmadığı yalnızca tükettiği öğün sayısına bakılarak değerlendirilmemelidir.
Unutmayın, ek gıdaya geçişte düzen bir günde oluşmaz. Bebeğiniz büyüdükçe öğünlerin içeriği ve sıklığı da değişecektir. Esnek ama düzenli bir yaklaşım benimsemek, bebeğin sinyallerini takip etmek ve beslenmeyi bir mücadele hâline getirmemek bu dönemin en önemli noktalarıdır.
Deneyimleriniz, bebeğinin günlük beslenme düzenini oluşturmaya çalışan diğer anne ve babalara yardımcı olabilir.
Ek gıdaya geçişte amaç yalnızca bebeğin daha fazla yemek yemesini sağlamak değildir. Bebeğin farklı besinlerle tanışması, yeni kıvamları öğrenmesi ve zaman içerisinde düzenli bir beslenme alışkanlığı kazanması da bu sürecin önemli parçalarıdır.
İlk dönemlerde öğün sayısı nasıl olmalıdır?
Ek gıdaya yeni başlayan bir bebeğin bir anda çok sayıda öğün tüketmesi beklenmez.Başlangıçta;
- Küçük miktarlarda besin sunulabilir.
- Bebeğin tepkisi gözlemlenebilir.
- Zaman içerisinde öğünlerin sayısı ve miktarı artırılabilir.
- Mevcut beslenme düzeni bir anda değiştirilmemelidir.
Öğünler nasıl çeşitlendirilebilir?
Bebek yeni besinlere alıştıkça farklı besin grupları günlük düzene eklenebilir.Örneğin zaman içerisinde;
- Sebze içeren öğünler,
- Meyve,
- Tahıl içeren besinler,
- Uygun protein kaynakları,
- Uygun süt ürünleri
Buradaki amaç tek bir besine ağırlık vermek yerine çeşitliliği zaman içerisinde artırmaktır.
Bebeğin ne kadar yiyeceğini kim belirlemeli?
Bebeklerin iştahları her gün aynı olmayabilir. Bir gün daha fazla, başka bir gün daha az yemeleri mümkün olabilir.Bu nedenle bebeğin;
- Ağzını kapatması,
- Başını çevirmesi,
- Yiyeceğe ilgisini kaybetmesi
Bebeği tabağındaki her şeyi bitirmeye zorlamak, yemekle ilgili olumsuz bir deneyim oluşturabilir.
Öğün saatleri kesin olmak zorunda mı?
Ek gıdaya yeni başlayan bir bebeğin günlük yaşamını yetişkinler gibi kesin saatlere bölmek gerekmez.Öğün saatleri;
- Bebeğin uyku düzenine,
- Diğer beslenmelerine,
- Günlük aktivitesine,
- Açlık ve tokluk durumuna
Zamanla daha öngörülebilir bir düzen oluşmaya başlayabilir.
Yeni besinleri mevcut düzene nasıl eklemeli?
Her öğünde çok sayıda yeni yiyecek sunmak yerine, yeni besinleri kontrollü şekilde tanıtmak daha faydalı olabilir.Böylece bebeğin;
- Hangi tadı sevdiğini,
- Hangi kıvamı kabul ettiğini,
- Yeni bir besine nasıl tepki verdiğini
Özellikle alerji açısından dikkat edilmesi gereken besinlerde doktorunuzun önerilerine uymanız önemlidir.
Öğünleri zorlayıcı hâle getirmeyin
Bebeğin yemek istemediği zamanlarda sürekli ısrar etmek yerine kısa bir ara vermek ve daha sonra tekrar denemek daha uygun olabilir.Ek gıda döneminde amaç “ne pahasına olursa olsun tabağı bitirmek” değildir. Bebeğin yemeğe karşı olumlu bir yaklaşım geliştirmesi de önemlidir.
Hangi durumlarda doktora danışılmalıdır?
Bebeğiniz;- Uzun süre boyunca ek gıdaları sürekli reddediyorsa,
- Yutma veya beslenme sırasında belirgin güçlük yaşıyorsa,
- Beslenme sonrasında tekrarlayan kusmalar oluyorsa,
- Beslenme düzeni konusunda ciddi endişeniz varsa
Özellikle bebeğin günlük beslenmesinin yeterli olup olmadığı yalnızca tükettiği öğün sayısına bakılarak değerlendirilmemelidir.
Unutmayın, ek gıdaya geçişte düzen bir günde oluşmaz. Bebeğiniz büyüdükçe öğünlerin içeriği ve sıklığı da değişecektir. Esnek ama düzenli bir yaklaşım benimsemek, bebeğin sinyallerini takip etmek ve beslenmeyi bir mücadele hâline getirmemek bu dönemin en önemli noktalarıdır.
Siz de deneyiminizi paylaşabilirsiniz.
- Ek gıdaya başladığınızda günlük öğün düzenini oluşturmak zor oldu mu?
- Bebeğiniz kaç öğünde daha rahat besleniyordu?
- Yeni besinleri öğünlere nasıl eklediniz?
- Bebeğinizin iştahının günlere göre değiştiğini fark ettiniz mi?
- Ek gıdaya yeni başlayan ailelere hangi tavsiyelerde bulunursunuz?