Paylaşmak, çocukların zaman içerisinde öğrendiği sosyal becerilerden biridir. Özellikle küçük çocukların oyuncaklarını veya eşyalarını hemen başkalarıyla paylaşmak istememesi oldukça anlaşılabilir bir durumdur. Bu nedenle paylaşmayı öğretirken amaç çocuğu zorla paylaşmaya mecbur bırakmak değil, başkalarının ihtiyaçlarını fark etmesini ve zaman içerisinde gönüllü olarak paylaşabilmesini desteklemektir.
Küçük çocuklar sahip oldukları eşyalarla güçlü bir bağ kurabilir. Bir oyuncağın kendisine ait olduğunu düşünmesi ve onu başkasına vermek istememesi her zaman bencillik anlamına gelmez.
Çocuk zaman içerisinde;
Bu nedenle paylaşma becerisi yaşa ve çocuğun sosyal deneyimlerine göre gelişir.
Çocuğun elindeki oyuncağı zorla başka bir çocuğa vermek, paylaşmayı öğretmenin en etkili yolu değildir.
Örneğin:
Böylece çocuğun hem kendi eşyası üzerindeki sınırları korunur hem de sırayla oynamayı öğrenmesine yardımcı olunur.
Çocuğa paylaşmayı öğretirken sıra kavramını da öğretmek oldukça faydalıdır.
Örneğin iki çocuk aynı oyuncakla oynamak istiyorsa:
Bu yaklaşım çocuğa sahip olduğu şeyi sonsuza kadar vermesi gerektiğini değil, başkalarıyla birlikte kullanmayı ve beklemeyi öğretir.
Paylaşma davranışı günlük yaşam içerisinde doğal şekilde öğretilebilir.
Örneğin;
Çocuğa uzun dersler vermek yerine günlük olaylar üzerinden örnek göstermek daha anlaşılır olabilir.
Çocuklar yalnızca söylenenleri değil, yetişkinlerin davranışlarını da gözlemler.
Ebeveynler;
Çocuk, paylaşmanın günlük yaşamın doğal bir parçası olduğunu bu şekilde daha kolay görebilir.
Çocuk oyuncağını paylaşmak istemediğinde:
Ardından sınır veya alternatif açıklanabilir:
Çocuğu paylaşmadığı için;
Davranışı değerlendirmek yerine çocuğa ne yapabileceğini göstermek daha faydalıdır.
Çocuğa paylaşmayı öğretmek, sahip olduğu her şeyi herkesle paylaşması gerektiği anlamına gelmez.
Özellikle çocuğun özel olarak değer verdiği bazı eşyalar olabilir. Bu eşyalar konusunda sınırlarının olması normaldir.
Ortak kullanılan oyuncaklar veya etkinlikler üzerinden paylaşma ve sıra bekleme becerisi öğretilebilir.
Çocuk kendiliğinden bir oyuncağını verdiğinde veya arkadaşının sırasını beklediğinde bunu fark etmek önemlidir.
Örneğin:
Bu şekilde çocuk hangi davranışının olumlu olduğunu daha iyi anlayabilir.
Çocuğun bir gün içinde paylaşmayı tamamen öğrenmesini beklemek gerçekçi değildir.
Bazen paylaşacak, bazen istemeyecek, bazen de sıra beklemekte zorlanacaktır. Bu süreçte tekrar tekrar aynı davranışları göstermek ve uygun olduğunda rehberlik etmek önemlidir.
Paylaşma, çocuğun zorla elindekini vermesi değil; başkasının ihtiyaçlarını fark etmeyi, sıra beklemeyi ve birlikte kullanmayı zaman içerisinde öğrenmesidir. Sabırlı olmak ve günlük yaşamda doğru davranışlara model olmak bu becerinin gelişmesine yardımcı olabilir.
Paylaşmak neden zor olabilir?
Küçük çocuklar sahip oldukları eşyalarla güçlü bir bağ kurabilir. Bir oyuncağın kendisine ait olduğunu düşünmesi ve onu başkasına vermek istememesi her zaman bencillik anlamına gelmez.Çocuk zaman içerisinde;
- “Bu benim.”
- “Sıram ne zaman?”
- “Arkadaşım da oynamak istiyor.”
Bu nedenle paylaşma becerisi yaşa ve çocuğun sosyal deneyimlerine göre gelişir.
Çocuğu zorla paylaşmaya mecbur bırakmak doğru mu?
Çocuğun elindeki oyuncağı zorla başka bir çocuğa vermek, paylaşmayı öğretmenin en etkili yolu değildir.Örneğin:
demek yerine;“Hemen arkadaşına ver, ayıp oluyor.”
şeklinde yaklaşılabilir.“Sen biraz daha oynadıktan sonra arkadaşın da oynayabilir.”
Böylece çocuğun hem kendi eşyası üzerindeki sınırları korunur hem de sırayla oynamayı öğrenmesine yardımcı olunur.
Paylaşmak ile sırayla kullanmak arasındaki fark
Çocuğa paylaşmayı öğretirken sıra kavramını da öğretmek oldukça faydalıdır.Örneğin iki çocuk aynı oyuncakla oynamak istiyorsa:
denebilir.“Şimdi sen oynuyorsun, sonra sıra arkadaşında.”
Bu yaklaşım çocuğa sahip olduğu şeyi sonsuza kadar vermesi gerektiğini değil, başkalarıyla birlikte kullanmayı ve beklemeyi öğretir.
Evde paylaşma nasıl desteklenebilir?
Paylaşma davranışı günlük yaşam içerisinde doğal şekilde öğretilebilir.Örneğin;
- Birlikte yiyecek paylaşmak,
- Kardeş veya arkadaşla oyuncakları sırayla kullanmak,
- Birlikte kitap okumak,
- Ev içerisinde bir işi beraber yapmak
Çocuğa uzun dersler vermek yerine günlük olaylar üzerinden örnek göstermek daha anlaşılır olabilir.
Ebeveynler model olmalı
Çocuklar yalnızca söylenenleri değil, yetişkinlerin davranışlarını da gözlemler.Ebeveynler;
veya“Bunu seninle paylaşmak istiyorum.”
gibi davranışlarla paylaşma ve sıra bekleme konusunda model olabilir.“Önce sen kullan, sonra ben kullanayım.”
Çocuk, paylaşmanın günlük yaşamın doğal bir parçası olduğunu bu şekilde daha kolay görebilir.
Çocuğun duygusunu kabul edin
Çocuk oyuncağını paylaşmak istemediğinde:şeklinde duygusu kabul edilebilir.“Oyuncağını vermek istemiyorsun, çünkü onunla hâlâ oynamak istiyorsun.”
Ardından sınır veya alternatif açıklanabilir:
Bu yaklaşım çocuğun hem duygusunun anlaşıldığını hissetmesine hem de başkasının hakkını öğrenmesine yardımcı olabilir.“Oyunun bitince arkadaşına da sıra verebiliriz.”
“Bencil” gibi etiketlerden kaçının
Çocuğu paylaşmadığı için;- “Bencilsin.”
- “Kötü çocuk oldun.”
- “Sen hiç paylaşmayı bilmiyorsun.”
Davranışı değerlendirmek yerine çocuğa ne yapabileceğini göstermek daha faydalıdır.
Her şeyi paylaşmak zorunda değildir
Çocuğa paylaşmayı öğretmek, sahip olduğu her şeyi herkesle paylaşması gerektiği anlamına gelmez.Özellikle çocuğun özel olarak değer verdiği bazı eşyalar olabilir. Bu eşyalar konusunda sınırlarının olması normaldir.
Ortak kullanılan oyuncaklar veya etkinlikler üzerinden paylaşma ve sıra bekleme becerisi öğretilebilir.
Paylaşma davranışını fark edin
Çocuk kendiliğinden bir oyuncağını verdiğinde veya arkadaşının sırasını beklediğinde bunu fark etmek önemlidir.Örneğin:
veya:“Oyuncağını arkadaşınla sırayla kullandınız.”
gibi somut ifadeler kullanılabilir.“Arkadaşına da oynaması için yer verdin.”
Bu şekilde çocuk hangi davranışının olumlu olduğunu daha iyi anlayabilir.
Paylaşmayı zaman içerisinde öğrenir
Çocuğun bir gün içinde paylaşmayı tamamen öğrenmesini beklemek gerçekçi değildir.Bazen paylaşacak, bazen istemeyecek, bazen de sıra beklemekte zorlanacaktır. Bu süreçte tekrar tekrar aynı davranışları göstermek ve uygun olduğunda rehberlik etmek önemlidir.
Siz de deneyiminizi paylaşabilirsiniz.
- Çocuğunuz oyuncaklarını paylaşmakta zorlanıyor mu?
- Kardeşi veya arkadaşlarıyla sırayla oynamayı nasıl öğrendi?
- Zorla paylaşmak yerine hangi yöntemin daha iyi sonuç verdiğini gördünüz?
- Çocuğunuzun kendiliğinden paylaşmaya başladığı bir an oldu mu?
- Paylaşma alışkanlığı kazandırmaya çalışan diğer ebeveynlere hangi tavsiyelerde bulunursunuz?