Çocukların istedikleri bir şey olmadığında ağlaması, bağırması veya yoğun şekilde öfkelenmesi ebeveynler için zorlayıcı olabilir. Özellikle küçük çocuklar yaşadıkları duyguları henüz yetişkinler kadar iyi ifade edemeyebilir. Bu nedenle amaç krizi yalnızca susturmak değil, çocuğun duygularını tanımayı, uygun şekilde ifade etmeyi ve zaman içerisinde kendini düzenlemeyi öğrenmesine yardımcı olmaktır.
Çocuk yoğun şekilde öfkelendiğinde uzun açıklamalar yapmak genellikle işe yaramaz. Öncelikle ortamı sakinleştirmek ve çocuğun güvende olduğundan emin olmak gerekir.
Kısa ve sakin cümleler kullanılabilir:
Çocuğun öfkeli olması kabul edilebilir bir duygudur. Ancak öfkelendiğinde vurmak, tekmelemek veya eşya fırlatmak gibi davranışlara izin verilmesi gerekmez.
Örneğin:
Bu ayrım çocuğun zaman içerisinde “Öfkelenebilirim ama her istediğimi yapamam.” anlayışını geliştirmesine yardımcı olabilir.
Çocuk çok yoğun öfkeliyken uzun uzun neden-sonuç açıklamaları yapmak veya sürekli soru sormak durumu daha da zorlaştırabilir.
Öncelikle kısa ifadeler kullanmak daha uygun olabilir.
Örneğin:
Ağlamak çocuğun yaşadığı duyguyu dışa vurma biçimlerinden biri olabilir.
“Sus artık.”
“Bunda ağlayacak ne var?”
“Büyüdün artık.”
gibi ifadeler çocuğun duygusunu küçümsemesine veya ifade etmekten çekinmesine neden olabilir.
Bunun yerine:
Çocuk sakinleştikten sonra olayın ne olduğunu birlikte konuşabilirsiniz.
Örneğin:
Çocuğa yalnızca “Bunu yapma” demek yerine ne yapabileceğini de göstermek gerekir.
Örneğin:
Çocuk bunları ilk seferde uygulamayabilir. Tekrar tekrar hatırlatmak gerekebilir.
Çocuk ağladığında veya bağırdığında daha önce konulan bir kuralı sürekli değiştirmek, zaman içerisinde çocuğun kriz davranışını istediğini elde etmenin bir yolu olarak öğrenmesine neden olabilir.
Örneğin:
Bu, çocuğun ağlamasının önemsenmediği anlamına gelmez. Duygusu kabul edilirken sınır korunabilir.
Bir ebeveyn kriz sırasında kuralı uygularken diğer ebeveynin hemen kuralı kaldırması çocuğun kafasını karıştırabilir.
Bu nedenle özellikle sık yaşanan durumlarda ebeveynlerin önceden konuşup ortak bir yaklaşım belirlemesi faydalı olabilir.
Bazı durumlarda krizlerin ortaya çıkmasını kolaylaştıran koşullar önceden fark edilebilir.
Örneğin çocuk;
Bu nedenle geçişleri önceden haber vermek yardımcı olabilir:
Öfke ve ağlama krizleri çok sık yaşanıyor, uzun sürüyor veya çocuğun ve ailenin günlük yaşamını ciddi şekilde etkiliyorsa profesyonel değerlendirme almak faydalı olabilir.
Özellikle çocuk kendisine veya başkalarına ciddi şekilde zarar veriyorsa, davranışlar kontrol edilemeyecek kadar yoğunlaşıyorsa veya okul ve sosyal yaşamını belirgin şekilde etkiliyorsa bir çocuk gelişimi uzmanı veya uygun bir sağlık profesyonelinden destek alınmalıdır.
Çocuğun öfkesini tamamen ortadan kaldırmak değil, öfkelendiğinde ne yapacağını zaman içerisinde öğrenmesine yardımcı olmak eğitim sürecinin önemli bir parçasıdır. Sakin, tutarlı ve sınırları koruyan bir yaklaşım çocuğun kendi duygularını yönetme becerisini geliştirmesine yardımcı olabilir.
Kriz sırasında ilk olarak ne yapılmalı?
Çocuk yoğun şekilde öfkelendiğinde uzun açıklamalar yapmak genellikle işe yaramaz. Öncelikle ortamı sakinleştirmek ve çocuğun güvende olduğundan emin olmak gerekir.Kısa ve sakin cümleler kullanılabilir:
“Çok kızdığını görüyorum.”
Bu sırada ebeveynin kendi ses tonunu mümkün olduğunca sakin tutması önemlidir.“Yanındayım. Sakinleştiğinde konuşabiliriz.”
Çocuğun duygusunu kabul etmek davranışı onaylamak değildir
Çocuğun öfkeli olması kabul edilebilir bir duygudur. Ancak öfkelendiğinde vurmak, tekmelemek veya eşya fırlatmak gibi davranışlara izin verilmesi gerekmez.Örneğin:
şeklinde hem duyguyu kabul edip hem de davranışa sınır koyabilirsiniz.“Kızgın olabilirsin ama bana vuramazsın.”
Bu ayrım çocuğun zaman içerisinde “Öfkelenebilirim ama her istediğimi yapamam.” anlayışını geliştirmesine yardımcı olabilir.
Kriz sırasında fazla konuşmayın
Çocuk çok yoğun öfkeliyken uzun uzun neden-sonuç açıklamaları yapmak veya sürekli soru sormak durumu daha da zorlaştırabilir.Öncelikle kısa ifadeler kullanmak daha uygun olabilir.
Örneğin:
Çocuk sakinleştikten sonra olay hakkında daha ayrıntılı konuşulabilir.“Şimdi sakinleşiyoruz. Sonra konuşacağız.”
Ağlamayı hemen durdurmaya çalışmayın
Ağlamak çocuğun yaşadığı duyguyu dışa vurma biçimlerinden biri olabilir.“Sus artık.”
“Bunda ağlayacak ne var?”
“Büyüdün artık.”
gibi ifadeler çocuğun duygusunu küçümsemesine veya ifade etmekten çekinmesine neden olabilir.
Bunun yerine:
gibi duyguyu isimlendiren ifadeler kullanılabilir.“İstediğin olmayınca üzüldün.”
Krizin nedeni sonradan konuşulabilir
Çocuk sakinleştikten sonra olayın ne olduğunu birlikte konuşabilirsiniz.Örneğin:
Bu konuşma sırasında amaç çocuğu suçlamak değil, bir sonraki benzer durumda kullanabileceği başka bir yöntem öğretmektir.“Az önce oyuncağı bırakmak istemediğin için çok kızdın. Bir dahaki sefere oyunun biteceğini sana önceden söyleyebiliriz.”
Alternatif davranışlar öğretmek
Çocuğa yalnızca “Bunu yapma” demek yerine ne yapabileceğini de göstermek gerekir.Örneğin:
- Vurmak yerine “Kızdım” demek,
- Bağırmak yerine yardım istemek,
- Oyuncağı fırlatmak yerine ara vermek,
- İstediği olmadığında yetişkinden destek istemek
Çocuk bunları ilk seferde uygulamayabilir. Tekrar tekrar hatırlatmak gerekebilir.
Kriz nedeniyle konulan sınır değişmemeli
Çocuk ağladığında veya bağırdığında daha önce konulan bir kuralı sürekli değiştirmek, zaman içerisinde çocuğun kriz davranışını istediğini elde etmenin bir yolu olarak öğrenmesine neden olabilir.Örneğin:
denildikten sonra çocuk ağladığı için tekrar tekrar süreyi uzatmak yerine, belirlenen sınırı sakin şekilde korumak daha tutarlı olur.“Ekran süresi bitti.”
Bu, çocuğun ağlamasının önemsenmediği anlamına gelmez. Duygusu kabul edilirken sınır korunabilir.
Ebeveynlerin tutarlı olması önemli
Bir ebeveyn kriz sırasında kuralı uygularken diğer ebeveynin hemen kuralı kaldırması çocuğun kafasını karıştırabilir.Bu nedenle özellikle sık yaşanan durumlarda ebeveynlerin önceden konuşup ortak bir yaklaşım belirlemesi faydalı olabilir.
Krizleri önceden azaltmak mümkün mü?
Bazı durumlarda krizlerin ortaya çıkmasını kolaylaştıran koşullar önceden fark edilebilir.Örneğin çocuk;
- Çok yorulduğunda,
- Çok uzun süre beklediğinde,
- Bir etkinlik aniden sonlandırıldığında,
- Aç veya huzursuz olduğunda
Bu nedenle geçişleri önceden haber vermek yardımcı olabilir:
Ardından:“Beş dakika sonra oyunu bitirip eve gideceğiz.”
şeklinde hatırlatmak çocuğun değişime hazırlanmasını kolaylaştırabilir.“Şimdi son oyunumuzu oynuyoruz, sonra hazırlanacağız.”
Ne zaman destek alınmalı?
Öfke ve ağlama krizleri çok sık yaşanıyor, uzun sürüyor veya çocuğun ve ailenin günlük yaşamını ciddi şekilde etkiliyorsa profesyonel değerlendirme almak faydalı olabilir.Özellikle çocuk kendisine veya başkalarına ciddi şekilde zarar veriyorsa, davranışlar kontrol edilemeyecek kadar yoğunlaşıyorsa veya okul ve sosyal yaşamını belirgin şekilde etkiliyorsa bir çocuk gelişimi uzmanı veya uygun bir sağlık profesyonelinden destek alınmalıdır.
Siz de deneyiminizi paylaşabilirsiniz.
- Çocuğunuz en çok hangi durumlarda öfke krizi yaşıyor?
- Kriz sırasında sakinleşmesine yardımcı olan bir yöntem keşfettiniz mi?
- “Duyguyu kabul edip davranışa sınır koyma” yöntemini denediniz mi?
- Krizleri önceden fark edip önlemeyi başarabildiğiniz durumlar oldu mu?
- Benzer sorun yaşayan anne ve babalara hangi tavsiyelerde bulunursunuz?