Çocuklara kuralları öğretmek, yalnızca “söz dinlemesini” sağlamak anlamına gelmez. Asıl amaç, çocuğun hangi davranışın neden uygun olduğunu anlaması ve zaman içerisinde dışarıdan sürekli hatırlatmaya ihtiyaç duymadan kurallara uyabilmesi için gerekli alışkanlıkları kazanmasıdır.
Çocukların kuralları öğrenmesi zaman alabilir. Özellikle küçük yaşlarda aynı kuralın defalarca hatırlatılması gerekebilir. Bu nedenle eğitim sürecinde sabırlı, anlaşılır ve tutarlı bir yaklaşım önemlidir.
Çocuğa uzun açıklamalar yapmak yerine, ne yapması gerektiğini doğrudan söylemek daha anlaşılır olabilir.
Örneğin:
“Kaç kere söyleyeceğim, odanı sürekli böyle bırakıyorsun, artık biraz dikkat et.”
“Oyuncaklarını oynadıktan sonra yerine koyuyoruz.”
İkinci ifade çocuğun kendisinden beklenen davranışı daha açık şekilde gösterir.
Çocuk büyüdükçe yalnızca kuralı bilmesi değil, nedenini anlaması da önem kazanır.
Örneğin:
Küçük çocuklarda açıklamalar kısa tutulmalı, yaş büyüdükçe daha ayrıntılı konuşulabilir.
Her durumda çocuğa tamamen serbestlik vermek yerine, sınırlar içerisinde seçenek sunulabilir.
Örneğin:
Bu yöntem çocuğun bağımsızlık duygusunu destekleyebilir.
Kurallar her seferinde yeniden tartışılmak yerine günlük rutinin bir parçası hâline getirilebilir.
Örneğin:
Oyun → oyuncakları toplama → başka etkinliğe geçme
şeklinde bir düzen oluşturulabilir.
Böylece çocuk zaman içerisinde neyin ardından ne yapılacağını öğrenir.
Rutinler özellikle küçük çocukların kuralları daha kolay hatırlamasına yardımcı olabilir.
Çocuk kurala uyduğunda bunu fark etmek önemlidir.
Örneğin:
Sadece “Aferin” demek yerine hangi davranışın olumlu olduğunu belirtmek, çocuğun neyi doğru yaptığını anlamasını kolaylaştırır.
Çocukların kuralları öğrenirken hata yapması normaldir.
Her küçük hatada ceza uygulamak yerine öncelikle;
Özellikle küçük çocuklarda davranışın neden yanlış olduğunu anlamaları için tekrar ve rehberlik gerekebilir.
Bazı durumlarda çocuğun yaptığı davranışın doğal veya mantıklı sonucunu görmesine izin vermek öğretici olabilir.
Örneğin oyuncaklarını sürekli yere atan bir çocuğa:
Burada amaç çocuğu korkutmak değil, davranış ile sonuç arasındaki bağlantıyı anlamasına yardımcı olmaktır.
Evde bir davranışın bir ebeveyn tarafından yasaklanıp diğer ebeveyn tarafından sürekli serbest bırakılması çocuğun kafasını karıştırabilir.
Bu nedenle temel kurallar konusunda ebeveynlerin önceden konuşması faydalıdır.
Her konuda tamamen aynı düşünmek zorunda değiller; ancak çocuk açısından önemli olan temel sınırların mümkün olduğunca tutarlı olmasıdır.
Bir çocuktan yaşının üzerinde bir özdenetim beklemek, kurallara uymasını zorlaştırabilir.
Örneğin küçük bir çocuğun;
Bu nedenle kurallar çocuğun yaşına ve becerilerine uygun şekilde belirlenmelidir.
Günlük yaşamda sık karşılaşılan konularda önceden belirlenmiş basit kurallar kullanılabilir.
Örneğin:
Çocuğun bütün kurallara sürekli ve yoğun şekilde karşı çıkması, aile içerisinde ciddi çatışmalara neden oluyorsa yalnızca daha fazla ceza uygulamak çözüm olmayabilir.
Böyle durumlarda;
Sorun günlük yaşamı ciddi biçimde etkiliyorsa bir çocuk gelişimi uzmanından destek alınabilir.
Çocuklara kuralları öğretmek zaman, tekrar ve tutarlılık gerektirir. Amaç her durumda çocuğu cezalandırmak değil; ona ne beklendiğini açıklamak, uygun davranışı göstermek ve zaman içerisinde kendi davranışlarını düzenleyebilmesi için rehberlik etmektir.
Çocukların kuralları öğrenmesi zaman alabilir. Özellikle küçük yaşlarda aynı kuralın defalarca hatırlatılması gerekebilir. Bu nedenle eğitim sürecinde sabırlı, anlaşılır ve tutarlı bir yaklaşım önemlidir.
Kurallar kısa ve net olmalı
Çocuğa uzun açıklamalar yapmak yerine, ne yapması gerektiğini doğrudan söylemek daha anlaşılır olabilir.Örneğin:
İkinci ifade çocuğun kendisinden beklenen davranışı daha açık şekilde gösterir.
Kuralların nedeni açıklanmalı
Çocuk büyüdükçe yalnızca kuralı bilmesi değil, nedenini anlaması da önem kazanır.Örneğin:
Böylece kural yalnızca ebeveynin isteği olarak değil, belirli bir amaca hizmet eden davranış olarak anlaşılabilir.“Sokakta elimi tutuyoruz çünkü araçların olduğu yerde güvenli kalmamız gerekiyor.”
Küçük çocuklarda açıklamalar kısa tutulmalı, yaş büyüdükçe daha ayrıntılı konuşulabilir.
Çocuğa seçenek sunmak işe yarayabilir
Her durumda çocuğa tamamen serbestlik vermek yerine, sınırlar içerisinde seçenek sunulabilir.Örneğin:
Burada oyuncakların toplanması kural olarak kalırken, çocuk ne zaman yapacağı konusunda sınırlı bir seçim hakkına sahip olur.“Oyuncaklarını şimdi mi yoksa beş dakika sonra mı toplayacaksın?”
Bu yöntem çocuğun bağımsızlık duygusunu destekleyebilir.
Kuralları günlük rutine dönüştürmek
Kurallar her seferinde yeniden tartışılmak yerine günlük rutinin bir parçası hâline getirilebilir.Örneğin:
Oyun → oyuncakları toplama → başka etkinliğe geçme
şeklinde bir düzen oluşturulabilir.
Böylece çocuk zaman içerisinde neyin ardından ne yapılacağını öğrenir.
Rutinler özellikle küçük çocukların kuralları daha kolay hatırlamasına yardımcı olabilir.
Doğru davranışı fark edin
Çocuk kurala uyduğunda bunu fark etmek önemlidir.Örneğin:
gibi davranışa yönelik bir geri bildirim verilebilir.“Oyunun bitince oyuncaklarını kendin topladın.”
Sadece “Aferin” demek yerine hangi davranışın olumlu olduğunu belirtmek, çocuğun neyi doğru yaptığını anlamasını kolaylaştırır.
Her kural ihlalinde ceza vermek gerekmez
Çocukların kuralları öğrenirken hata yapması normaldir.Her küçük hatada ceza uygulamak yerine öncelikle;
- Kuralı hatırlatmak,
- Ne yapması gerektiğini açıklamak,
- Uygun davranışı göstermek
Özellikle küçük çocuklarda davranışın neden yanlış olduğunu anlamaları için tekrar ve rehberlik gerekebilir.
Sonuçların davranışla ilişkili olması
Bazı durumlarda çocuğun yaptığı davranışın doğal veya mantıklı sonucunu görmesine izin vermek öğretici olabilir.Örneğin oyuncaklarını sürekli yere atan bir çocuğa:
denilebilir.“Oyuncakları fırlatırsan bir süreliğine oyuna ara veriyoruz. Oyuncakları güvenli şekilde kullanmaya hazır olduğunda tekrar oynayabiliriz.”
Burada amaç çocuğu korkutmak değil, davranış ile sonuç arasındaki bağlantıyı anlamasına yardımcı olmaktır.
Ebeveynlerin aynı kuralları uygulaması önemli
Evde bir davranışın bir ebeveyn tarafından yasaklanıp diğer ebeveyn tarafından sürekli serbest bırakılması çocuğun kafasını karıştırabilir.Bu nedenle temel kurallar konusunda ebeveynlerin önceden konuşması faydalıdır.
Her konuda tamamen aynı düşünmek zorunda değiller; ancak çocuk açısından önemli olan temel sınırların mümkün olduğunca tutarlı olmasıdır.
Çocuğun yaşına uygun beklenti oluşturun
Bir çocuktan yaşının üzerinde bir özdenetim beklemek, kurallara uymasını zorlaştırabilir.Örneğin küçük bir çocuğun;
- Uzun süre beklemesi,
- Bir etkinliği aniden bırakması,
- Çok sayıda kuralı aynı anda hatırlaması
Bu nedenle kurallar çocuğun yaşına ve becerilerine uygun şekilde belirlenmelidir.
Ekran, oyuncak ve günlük aktivitelerde kurallar
Günlük yaşamda sık karşılaşılan konularda önceden belirlenmiş basit kurallar kullanılabilir.Örneğin:
- “Oyuncakları kullandıktan sonra yerine koyuyoruz.”
- “Ekran süresi bitince cihazı kapatıyoruz.”
- “Yemekten önce ellerimizi yıkıyoruz.”
- “Birisi konuşurken sıramızı bekliyoruz.”
Kurallara sürekli direniyorsa
Çocuğun bütün kurallara sürekli ve yoğun şekilde karşı çıkması, aile içerisinde ciddi çatışmalara neden oluyorsa yalnızca daha fazla ceza uygulamak çözüm olmayabilir.Böyle durumlarda;
- Kuralların çok fazla olup olmadığı,
- Çocuğun yaşına uygun olup olmadığı,
- Ebeveynlerin tutarlı davranıp davranmadığı,
- Çocuğun kendisinden tam olarak ne beklendiğini anlayıp anlamadığı
Sorun günlük yaşamı ciddi biçimde etkiliyorsa bir çocuk gelişimi uzmanından destek alınabilir.
Siz de deneyiminizi paylaşabilirsiniz.
- Çocuğunuza kuralları öğretirken en çok hangi konuda zorlanıyorsunuz?
- Kuralları yazılı veya görsel şekilde göstermeyi denediniz mi?
- Seçenek sunmak çocuğunuzda işe yarıyor mu?
- Kurallara uymadığında nasıl bir yaklaşım sergiliyorsunuz?
- Diğer ebeveynlere çocuklara kural öğretme konusunda hangi tavsiyelerde bulunursunuz?