Çocuğun okul başarısını desteklemek yalnızca daha fazla ders çalışmasını sağlamak anlamına gelmez. Ailenin çocuğa uygun bir çalışma ortamı sunması, okul sorumluluklarını takip etmeyi öğretmesi, öğretmenle gerektiğinde iletişim kurması ve çocuğun öğrenmeye karşı olumlu bir tutum geliştirmesine yardımcı olması da önemlidir.
Buradaki amaç çocuğun bütün eğitim sorumluluğunu ailenin üstlenmesi değil, zaman içerisinde kendi öğrenme sorumluluğunu alabilen bir öğrenci olmasını desteklemektir.
Çocuğun aldığı notlar okul başarısının yalnızca bir bölümünü gösterir.
Bunun yanında;
Bu nedenle:
Başarı için yalnızca sınavdan önce yoğun şekilde çalışmak yerine düzenli bir çalışma rutini oluşturmak daha faydalı olabilir.
Çocuğun yaşına uygun şekilde;
ödev → tekrar → kitap → serbest zaman
gibi bir günlük düzen oluşturulabilir.
Çocuğun bütün akşamını dersle doldurmak yerine düzenli ve sürdürülebilir bir çalışma alışkanlığı hedeflenmelidir.
Çocuk bir soruyu çözemediğinde hemen cevabı vermek yerine onu düşünmeye yönlendirmek daha faydalı olabilir.
Örneğin:
Böylece çocuk yalnızca doğru cevabı öğrenmek yerine nasıl düşüneceğini ve problem çözmeye nasıl yaklaşacağını da öğrenebilir.
Bir çocuk yanlış cevap verdiğinde veya düşük not aldığında hemen kızmak, başarısızlık korkusunu artırabilir.
Bunun yerine:
Hatanın öğrenme sürecinin bir parçası olduğunu görmek, çocuğun zorlandığı konuları ailesinden saklamadan konuşmasını kolaylaştırabilir.
Çocuğun yalnızca yüksek not aldığı zamanlarda takdir edilmesi yerine gösterdiği çabanın da fark edilmesi önemlidir.
Örneğin:
Bu yaklaşım çocuğun başarının yalnızca doğuştan gelen bir özellik olmadığını, çalışma ve tekrar ile gelişebileceğini anlamasına yardımcı olabilir.
Çocuk bir derste başarısız olduğunda yalnızca daha fazla çalışmasını söylemek yeterli olmayabilir.
Öncelikle sorunun nerede olduğunu anlamak gerekir.
Çocuk;
Öğretmen çocuğun okul ortamındaki davranışlarını ve öğrenme sürecini doğrudan gözlemleyen kişidir.
Bu nedenle gerektiğinde öğretmenle;
Amaç öğretmenin yerine geçmek değil, ev ve okul arasındaki iletişimi güçlendirmektir.
Çocuğun evde çalışabileceği düzenli bir alan olması faydalıdır.
Çalışma alanında;
Çocuğun çalışabilmesi için mutlaka ayrı bir odaya sahip olması gerekmez. Önemli olan belirli bir çalışma düzeninin bulunmasıdır.
Telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon çocuğun ders çalışma sırasında dikkatini dağıtabilir.
Bu nedenle aile içerisinde önceden belirlenmiş ekran kuralları oluşturulabilir.
Örneğin:
Başarı uğruna çocuğun dinlenme ve serbest zamanını tamamen ortadan kaldırmak doğru değildir.
Günlük programda;
Çocuğun sürekli çalıştırılması yerine dengeli bir günlük düzen oluşturmak daha sürdürülebilir olabilir.
Bunun yerine çocuğun kendi gelişimine bakılabilir.
Çocuk küçükken ebeveynin daha fazla rehberlik etmesi normaldir. Ancak yaş ilerledikçe sorumlulukların çocuğa aktarılması gerekir.
Örneğin başlangıçta:
Ebeveyn hatırlatır → çocuk yapar.
Daha sonra:
Çocuk planlar → çocuk yapar → gerektiğinde ebeveyn destek olur.
şeklinde ilerlemek hedeflenebilir.
Çocuğun kendi ödevlerini takip etmesi, çantasını hazırlaması ve sınavlarını planlaması zaman içerisinde onun sorumluluğuna bırakılabilir.
Çocuğun akademik başarısında uzun süreli ve belirgin bir düşüş görülüyorsa yalnızca daha fazla ders çalıştırmak yerine nedenini araştırmak gerekir.
Öğretmeniyle görüşülerek okulda nasıl ilerlediği öğrenilebilir.
Gerekli görüldüğünde eğitim desteği veya uygun bir uzman değerlendirmesi alınabilir.
Amaç çocuğu başarısız olarak etiketlemek değil, hangi alanda desteğe ihtiyaç duyduğunu belirlemektir.
Çocuğun okul başarısını desteklemenin en önemli yollarından biri, onun yerine çalışmak değil; kendi öğrenme sorumluluğunu zaman içerisinde üstlenmesine yardımcı olmaktır. Düzenli çalışma, uygun ortam, öğretmenle iletişim, hatalara karşı yapıcı yaklaşım ve dengeli bir günlük yaşam birlikte değerlendirildiğinde çocuğun eğitim süreci daha sağlıklı şekilde desteklenebilir.
Buradaki amaç çocuğun bütün eğitim sorumluluğunu ailenin üstlenmesi değil, zaman içerisinde kendi öğrenme sorumluluğunu alabilen bir öğrenci olmasını desteklemektir.
Başarıyı yalnızca notlarla değerlendirmeyin
Çocuğun aldığı notlar okul başarısının yalnızca bir bölümünü gösterir.Bunun yanında;
- Konuları anlayıp anlamadığı,
- Düzenli çalışıp çalışmadığı,
- Soru sormaktan çekinip çekinmediği,
- Hatalarından öğrenmeye çalışıp çalışmadığı,
- Kendi sorumluluklarını takip edip edemediği
Bu nedenle:
sorusunun yanında:“Kaç aldın?”
veya“Bu konuda en çok neyi öğrendin?”
gibi sorular da sorulabilir.“Nerede zorlandın?”
Düzenli çalışma alışkanlığı oluşturun
Başarı için yalnızca sınavdan önce yoğun şekilde çalışmak yerine düzenli bir çalışma rutini oluşturmak daha faydalı olabilir.Çocuğun yaşına uygun şekilde;
ödev → tekrar → kitap → serbest zaman
gibi bir günlük düzen oluşturulabilir.
Çocuğun bütün akşamını dersle doldurmak yerine düzenli ve sürdürülebilir bir çalışma alışkanlığı hedeflenmelidir.
Ödevleri çocuğun yerine yapmayın
Çocuk bir soruyu çözemediğinde hemen cevabı vermek yerine onu düşünmeye yönlendirmek daha faydalı olabilir.Örneğin:
şeklinde destek verilebilir.“Soruyu birlikte okuyalım. Sence burada senden ne isteniyor?”
Böylece çocuk yalnızca doğru cevabı öğrenmek yerine nasıl düşüneceğini ve problem çözmeye nasıl yaklaşacağını da öğrenebilir.
Hatalara karşı olumlu yaklaşın
Bir çocuk yanlış cevap verdiğinde veya düşük not aldığında hemen kızmak, başarısızlık korkusunu artırabilir.Bunun yerine:
gibi bir yaklaşım kullanılabilir.“Bu soruda zorlanmışsın. Nerede takıldığını birlikte bulalım.”
Hatanın öğrenme sürecinin bir parçası olduğunu görmek, çocuğun zorlandığı konuları ailesinden saklamadan konuşmasını kolaylaştırabilir.
Çabayı ve gelişimi fark edin
Çocuğun yalnızca yüksek not aldığı zamanlarda takdir edilmesi yerine gösterdiği çabanın da fark edilmesi önemlidir.Örneğin:
şeklinde geri bildirim verilebilir.“Geçen hafta bu konuyu anlamakta zorlanıyordun, şimdi daha fazla soru çözebiliyorsun.”
Bu yaklaşım çocuğun başarının yalnızca doğuştan gelen bir özellik olmadığını, çalışma ve tekrar ile gelişebileceğini anlamasına yardımcı olabilir.
Zorlandığı konuyu belirleyin
Çocuk bir derste başarısız olduğunda yalnızca daha fazla çalışmasını söylemek yeterli olmayabilir.Öncelikle sorunun nerede olduğunu anlamak gerekir.
Çocuk;
- Konuyu anlamamış olabilir,
- Temel bir konuyu kaçırmış olabilir,
- Soruları nasıl çözeceğini bilmiyor olabilir,
- Çalışma yöntemini yanlış seçmiş olabilir,
- Ödevleri planlamakta zorlanıyor olabilir.
Öğretmenle iletişim halinde olun
Öğretmen çocuğun okul ortamındaki davranışlarını ve öğrenme sürecini doğrudan gözlemleyen kişidir.Bu nedenle gerektiğinde öğretmenle;
- Hangi konularda zorlandığı,
- Derse katılımı,
- Ödev sorumluluğu,
- Arkadaşlarıyla iletişimi,
- Öğrenme sürecindeki ilerlemesi
Amaç öğretmenin yerine geçmek değil, ev ve okul arasındaki iletişimi güçlendirmektir.
Uygun bir çalışma ortamı hazırlayın
Çocuğun evde çalışabileceği düzenli bir alan olması faydalıdır.Çalışma alanında;
- Gerekli okul malzemeleri,
- Uygun masa ve sandalye,
- Yeterli aydınlatma,
- Mümkün olduğunca az dikkat dağıtıcı
Çocuğun çalışabilmesi için mutlaka ayrı bir odaya sahip olması gerekmez. Önemli olan belirli bir çalışma düzeninin bulunmasıdır.
Ekran kullanımını dengeli hâle getirin
Telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon çocuğun ders çalışma sırasında dikkatini dağıtabilir.Bu nedenle aile içerisinde önceden belirlenmiş ekran kuralları oluşturulabilir.
Örneğin:
Kuralların yalnızca çocuk için değil, mümkün olduğunca aile içerisinde tutarlı uygulanması önemlidir.“Ödev sırasında oyun ve sosyal medya yok; çalışma tamamlandıktan sonra ekran kullanabilirsin.”
Dinlenme ve uyku da programın parçası olmalı
Başarı uğruna çocuğun dinlenme ve serbest zamanını tamamen ortadan kaldırmak doğru değildir.Günlük programda;
- Okul,
- Ders,
- Oyun,
- Fiziksel hareket,
- Aile zamanı,
- Dinlenme
Çocuğun sürekli çalıştırılması yerine dengeli bir günlük düzen oluşturmak daha sürdürülebilir olabilir.
Çocuğu başka öğrencilerle kıyaslamayın
“Arkadaşın senden daha yüksek aldı.”
gibi karşılaştırmalar çocuğun motivasyonunu artırmak yerine kendisini yetersiz hissetmesine neden olabilir.“Kardeşin senin yaşındayken daha başarılıydı.”
Bunun yerine çocuğun kendi gelişimine bakılabilir.
gibi geri bildirimler daha yapıcıdır.“Geçen sınavda bu konuda zorlanmıştın, şimdi daha iyi yapıyorsun.”
Çocuğun bağımsızlığını artırın
Çocuk küçükken ebeveynin daha fazla rehberlik etmesi normaldir. Ancak yaş ilerledikçe sorumlulukların çocuğa aktarılması gerekir.Örneğin başlangıçta:
Ebeveyn hatırlatır → çocuk yapar.
Daha sonra:
Çocuk planlar → çocuk yapar → gerektiğinde ebeveyn destek olur.
şeklinde ilerlemek hedeflenebilir.
Çocuğun kendi ödevlerini takip etmesi, çantasını hazırlaması ve sınavlarını planlaması zaman içerisinde onun sorumluluğuna bırakılabilir.
Başarıda sürekli ve belirgin düşüş varsa
Çocuğun akademik başarısında uzun süreli ve belirgin bir düşüş görülüyorsa yalnızca daha fazla ders çalıştırmak yerine nedenini araştırmak gerekir.Öğretmeniyle görüşülerek okulda nasıl ilerlediği öğrenilebilir.
Gerekli görüldüğünde eğitim desteği veya uygun bir uzman değerlendirmesi alınabilir.
Amaç çocuğu başarısız olarak etiketlemek değil, hangi alanda desteğe ihtiyaç duyduğunu belirlemektir.
Siz de deneyiminizi paylaşabilirsiniz.
- Çocuğunuzun ders çalışma alışkanlığını oluştururken en çok hangi konuda zorlandınız?
- Ödev konusunda ne kadar destek veriyorsunuz?
- Çocuğunuzun motivasyonunu artıran yöntemler neler?
- Öğretmenle düzenli iletişim kuruyor musunuz?
- Çocuklarının okul başarısını desteklemek isteyen diğer ebeveynlere hangi tavsiyelerde bulunursunuz?