Çocukların günlük yaşamda hangi davranışların uygun olduğunu öğrenmesi, zaman içerisinde oluşturulan açık ve tutarlı sınırlarla kolaylaşabilir. Sınır koymak yalnızca çocuğa “hayır” demek anlamına gelmez. Çocuğun ne yapabileceğini, hangi davranışın neden uygun olmadığını ve bir durumda kendisinden ne beklendiğini anlamasına yardımcı olmak da sınır eğitiminin önemli bir parçasıdır.
Özellikle küçük çocuklarda kuralların uzun açıklamalar yerine kısa, anlaşılır ve tutarlı şekilde aktarılması daha etkili olabilir.
Çocuklar günlük yaşamda birçok farklı kuralla karşılaşır. Evde, okulda, arkadaşlarıyla birlikteyken veya dışarıda farklı davranış beklentileri olabilir.
Tutarlı sınırlar çocuğun;
Buradaki amaç çocuğu sürekli kontrol etmek değil, zaman içerisinde kendi davranışlarını düzenleyebilmesini desteklemektir.
Çocuğa çok fazla kural koymak yerine gerçekten önemli olan davranışlara öncelik vermek daha anlaşılır olabilir.
Örneğin:
Kurallar çocuğun yaşına ve anlayabileceği düzeye uygun olmalıdır.
Sadece “Hayır!” demek çocuğa ne yapması gerektiğini her zaman anlatmaz.
Örneğin çocuk koltuğun üzerinde zıplıyorsa:
Böylece çocuk yalnızca yasaklanan davranışı değil, yerine yapabileceği davranışı da öğrenir.
Bir davranış bugün yasakken ertesi gün herhangi bir açıklama yapılmadan serbest bırakılması çocuğun kuralı anlamasını zorlaştırabilir.
Bu nedenle ebeveynlerin mümkün olduğunca ortak bir yaklaşım benimsemesi önemlidir.
Örneğin bir ebeveyn “Yemekten önce tatlı yok” derken diğer ebeveyn sürekli olarak kuralı kaldırıyorsa çocuk hangi davranışın beklendiğini anlamakta zorlanabilir.
Çocuk bir kurala kızabilir veya hayal kırıklığı yaşayabilir.
Bu durumda çocuğun duygusunu kabul ederken sınırı korumak mümkündür.
Örneğin:
Bu yaklaşım, çocuğa öfkelenmenin veya üzülmenin normal olduğunu ancak her davranışın kabul edilebilir olmadığını öğretmeye yardımcı olabilir.
Çocuğun kurala uymasını sağlamak için sürekli bağırmak, tehdit etmek veya korkutmak kısa vadede davranışı durdurabilir. Ancak bu yöntem çocuğun kuralın nedenini anlamasına yardımcı olmayabilir.
Mümkün olduğunca;
Küçük bir çocuktan uzun süre sessizce oturmasını veya karmaşık kuralları hatırlamasını beklemek gerçekçi olmayabilir.
Çocuğun yaşı ve becerileri arttıkça kuralların kapsamı da kademeli olarak genişletilebilir.
Örneğin küçük yaşta:
Daha büyük çocuklarda ise odasını düzenlemek veya okul eşyalarını hazırlamak gibi daha fazla sorumluluk eklenebilir.
Sınır eğitiminde yalnızca yanlış davranışlara tepki vermek yerine çocuğun kurala uyduğu anları da fark etmek önemlidir.
Örneğin:
Çocuğun davranışları günlük yaşamı ciddi şekilde etkiliyor, kurallara yönelik yoğun çatışmalar sürekli hâle geliyor veya ebeveynler nasıl yaklaşacakları konusunda zorlanıyorsa bir çocuk gelişimi uzmanından veya uygun bir uzmandan destek alınabilir.
Buradaki amaç çocuğu “sorunlu” olarak değerlendirmek değil, aile içindeki iletişim ve sınır koyma yöntemlerini geliştirmektir.
Sağlıklı sınır koymanın amacı çocuğu baskı altında tutmak değil, hangi davranışların uygun olduğunu anlayabilmesine ve zamanla kendi davranışlarını düzenleyebilmesine yardımcı olmaktır.
Özellikle küçük çocuklarda kuralların uzun açıklamalar yerine kısa, anlaşılır ve tutarlı şekilde aktarılması daha etkili olabilir.
Sınır koymak neden önemlidir?
Çocuklar günlük yaşamda birçok farklı kuralla karşılaşır. Evde, okulda, arkadaşlarıyla birlikteyken veya dışarıda farklı davranış beklentileri olabilir.Tutarlı sınırlar çocuğun;
- Hangi davranışın uygun olduğunu anlamasına,
- Günlük yaşamı öngörebilmesine,
- Kendi davranışlarının sonuçlarını öğrenmesine,
- Zaman içerisinde özdenetim geliştirmesine
Buradaki amaç çocuğu sürekli kontrol etmek değil, zaman içerisinde kendi davranışlarını düzenleyebilmesini desteklemektir.
Kurallar nasıl belirlenmeli?
Çocuğa çok fazla kural koymak yerine gerçekten önemli olan davranışlara öncelik vermek daha anlaşılır olabilir.Örneğin:
- İnsanlara vurulmaması,
- Eşyaların fırlatılmaması,
- Yemek sırasında masadaki kurallara uyulması,
- Ev içerisinde belirlenen alanların izinsiz kullanılmaması
Kurallar çocuğun yaşına ve anlayabileceği düzeye uygun olmalıdır.
“Hayır” demek yerine ne yapılabilir?
Sadece “Hayır!” demek çocuğa ne yapması gerektiğini her zaman anlatmaz.Örneğin çocuk koltuğun üzerinde zıplıyorsa:
şeklinde hem sınırı hem de uygun alternatifi göstermek daha öğretici olabilir.“Koltuğun üzerinde zıplamıyoruz. Zıplamak istiyorsan yerde yapabilirsin.”
Böylece çocuk yalnızca yasaklanan davranışı değil, yerine yapabileceği davranışı da öğrenir.
Sınırlar konusunda tutarlı olmak
Bir davranış bugün yasakken ertesi gün herhangi bir açıklama yapılmadan serbest bırakılması çocuğun kuralı anlamasını zorlaştırabilir.Bu nedenle ebeveynlerin mümkün olduğunca ortak bir yaklaşım benimsemesi önemlidir.
Örneğin bir ebeveyn “Yemekten önce tatlı yok” derken diğer ebeveyn sürekli olarak kuralı kaldırıyorsa çocuk hangi davranışın beklendiğini anlamakta zorlanabilir.
Çocuğun duygularını kabul etmek, davranışı kabul etmek değildir
Çocuk bir kurala kızabilir veya hayal kırıklığı yaşayabilir.Bu durumda çocuğun duygusunu kabul ederken sınırı korumak mümkündür.
Örneğin:
Burada çocuğun duygusu reddedilmez, ancak belirlenen sınır da ortadan kaldırılmaz.“Oyuncağı bırakmak istemediğini biliyorum. Ama artık oyun zamanı bitti.”
Bu yaklaşım, çocuğa öfkelenmenin veya üzülmenin normal olduğunu ancak her davranışın kabul edilebilir olmadığını öğretmeye yardımcı olabilir.
Bağırmak ve korkutmak sınır öğretmek değildir
Çocuğun kurala uymasını sağlamak için sürekli bağırmak, tehdit etmek veya korkutmak kısa vadede davranışı durdurabilir. Ancak bu yöntem çocuğun kuralın nedenini anlamasına yardımcı olmayabilir.Mümkün olduğunca;
- Sakin konuşmak,
- Kısa ve net ifadeler kullanmak,
- Aynı kuralı tutarlı biçimde uygulamak,
- Uygun davranışı göstermek
Yaşa göre beklentileri değiştirmek gerekir
Küçük bir çocuktan uzun süre sessizce oturmasını veya karmaşık kuralları hatırlamasını beklemek gerçekçi olmayabilir.Çocuğun yaşı ve becerileri arttıkça kuralların kapsamı da kademeli olarak genişletilebilir.
Örneğin küçük yaşta:
gibi basit bir kural yeterli olabilir.“Oyuncağı yerine koyuyoruz.”
Daha büyük çocuklarda ise odasını düzenlemek veya okul eşyalarını hazırlamak gibi daha fazla sorumluluk eklenebilir.
Doğru davranışı fark etmek
Sınır eğitiminde yalnızca yanlış davranışlara tepki vermek yerine çocuğun kurala uyduğu anları da fark etmek önemlidir.Örneğin:
gibi somut bir geri bildirim, çocuğun hangi davranışının olumlu olduğunu anlamasına yardımcı olabilir.“Söylememe gerek kalmadan oyuncağını yerine koydun.”
Sınırlar konusunda sürekli ciddi sorun yaşanıyorsa
Çocuğun davranışları günlük yaşamı ciddi şekilde etkiliyor, kurallara yönelik yoğun çatışmalar sürekli hâle geliyor veya ebeveynler nasıl yaklaşacakları konusunda zorlanıyorsa bir çocuk gelişimi uzmanından veya uygun bir uzmandan destek alınabilir.Buradaki amaç çocuğu “sorunlu” olarak değerlendirmek değil, aile içindeki iletişim ve sınır koyma yöntemlerini geliştirmektir.
Siz de deneyiminizi paylaşabilirsiniz.
- Çocuğunuza sınır koyarken en çok hangi konuda zorlanıyorsunuz?
- Kuralları belirlerken nasıl bir yöntem kullanıyorsunuz?
- “Hayır” demek yerine alternatif sunmayı denediniz mi?
- Ebeveynler arasında kural konusunda fikir ayrılığı yaşanıyor mu?
- Çocuklarına sağlıklı sınırlar öğretmeye çalışan diğer ailelere hangi tavsiyelerde bulunursunuz?